Bu Yıl Beni Nereden Aldı, Nereye Bıraktı?
- Pelin Alpaslan

- 31 Ara 2025
- 3 dakikada okunur

Yılın malum zamanına geldik.
Uykumdan ödünç aldığım bu saatte,
lambaderimin altına oturdum,
2025 beni en çok hangi halimle karşılaştırdı diye düşünüyorum.
Koca yıl aslında tam da bu sabah gibiydi sanırım. 😊
İçimde net bir yön yoktu.
Ama tuhaf bir şekilde, panik de yoktu.
O boşlukta durabildim.
Ve o belirsizlik içinde, galiba en çok da acele edenle etmeyeni yan yana koydu bu yıl.
Planlayanla bırakanı.
Kontrol etmeye çalışanla “olduğu kadar” diyebileni.
Tam tersine; akıştayken ve yavaşlayabildiğim zamanlarda neler olabileceğini gösterdi.
Çünkü her cevap hemen gelmez.
Bazı sorular bir süre insanın içinde yaşamak ister.
Her şeye yetişmeye, fazlaca deneyimlemeye o kadar da hevesli değildim.
Ama kabuğuma çekileyim, kimse bana dokunmasın modunda da değildim.
Şair sitem ediyordu ya:
“Azar azar öpüştünüz / Azar azar güldünüz” diye…
Ne mutlu ki ben bu yıl da ne neşemden kıstım, ne sevgiyi idare ettim.
Azar azar yaşadıklarımı, eksilterek yaşamadım kendi adıma.
Bazı şeyler bir anda oldu, bazıları yarım kaldı.
Ama hiçbirini hesaplamadım.
Hesap yapmadıkça hem coşkun hem usul usul,
neredeyse fark edilmeden geçen zamanlarım oldu…
Yani bu yıl su gibi akanla inatlaşmadım,
güzel olandan kaçmadım,
akmayanı da hiç yormadım.
İlk kez bu kadar az pazarlık yaptım hayatla.
Her adımım bilinçli değildi.
Ama sahte de değildi.
Bir şey içimde “burada kal” diyorsa kaldım,“yürü” diyorsa yürüdüm.
Sebep aramadım.
Her şeyi hızla elde etmeye çalışmak yerine yerli yerine koymayı denedim.
Her şeye yetişmeye çalışmak yerine bazı şeylere gerçekten varmayı,
varmak için adımlamayı…
Kendimi duymamak için gürültülü yerlerde durmaya devam ettiğim de oldu elbette.
Ama daha çok içimden ne geliyorsa onu yaptım.
Bence bu plansızlık ya da başıboşluk değildi.
Adımlarımı saymadan yürümek, hayatla adeta dans etmek gibiydi…
İnanır mısınız daha az ördüm bu sene 😊 Ama daha çok şey çözüldü. 😊
Üretken olduğum farklı yanlarıma fırsat tanıdım.
Daha çok yol yaptım.
Yolda olmanın bana iyi geldiğini zaten biliyordum ama
bu yıl yalnız seyahatlerimde başka hayatlara bakmak,
kendi hayatımı da biraz daha genişletti sanki.
Sonra bazı yolculuklar yeni başlangıçlar getirdi,
bazılarıysa “artık tamam” dedirtti.
Hepsi içimde başka bir Pelin’le tanıştırdı beni.
Kültür sanat elçisi gibi yine peşinden koştum sayısız performansın.
Sahneler her karardığında başlayan o birkaç saniyelik sessizlikte,
bazen bir aryada, bazen tek kişilik bir gösteride
kendime dair beklemediğim bir şey yakaladım.
Daha çok müzik dinledim.
Aynı şarkıları farklı zamanlarda,
farklı yerlerde,
farklı duygularda dinledim.
Bazıları beni ayağa kaldırdı,
bazıları durdurdu.
Bazılarıysa sadece yanımda durdu ben de onlara sarıldım öyle.
Daha çok kitap okudum.
Altını çizdiğim cümleler bazen günlerce peşimden geldi.
Bazıları bir konuşmanın ortasında aklıma düştü,
bazılarıysa tam vazgeçecekken omzuma dokundu.
(İtiraf ediyorum yine okuduğumdan fazla kitap aldım😊)
Hala gidilmeyen yerler var.
Yarım kalan kitaplar, izlenememiş filmler de.
Çok takılmıyorum.
“Olmalıydı” deyip kaş çatmıyorum,
olur, olmaz yaşar bakarız 😊
Herkesin kendisiyle ilgili mesaisini biraz artırması gerekiyor bence.
Kimse kimsenin yerine düşünemez,
Kimse kimsenin yerine büyüyemez.
Kendime -simdiye dek- en yakin, en nazik olabildigim halimdeyim,
seviyorum oldugum seyi, bende tecelli edeni,
hissettiklerimi görüyor, yavaşça kucaklıyorum;
başardığımı da,
batırdığımı da.
Yaş aldıkça aynı şeylerin tadı değişiyor.
Aynı şehir başka yerinden yakalıyor insanı.
Aynı şarkı, başka bir cümlesiyle vuruyor.
Aynı insanlar da farklı…
Her şey değişiyor, dönüşüyor, devam ediyor.
Ben de öyle.
Yeni yılı, kendime yazdığım şarkıyı dinleyerek bekliyorum.
Biraz ritim var içinde,
biraz cesaret,
biraz da “hadi bakalım” duygusu.
2026…
Beni nereye bırakacağını merak ediyorum ama
acelem yok.
Korkma bir şey kalmaz, her şey geçer
Bu bir döngü devam eder, devam eder.
Kaçılır sandığın bu modern büyü seni köşede bekler
Ne daha önce yaşananlara
Ne de daha önce hayal edilenlere benzer
Aşka tarafta bulursun kendini
Ah kor gibi köz gibi kalbi yakar aşk
Düşer içini sarar tatlı bir telaş
Her bakışında yeniden başlar
Değilmiş işte kalbin taştan
Rüzgar gibi eser kapıp seni sürükler
Bu bir döngü devam eder devam eder
Önce gülümsetir de sonra sebepsiz yerle bir eder
Bilirsin, gün hep doğar, o fırtınalar diner
Tekrar eden bir yanılsama sanki, ne yeni ne eski
Aşka tarafta toplarsın kendini
Yine, kor gibi köz gibi kalbi yakar aşk
Düşer içini sarar tatlı bir telaş
Her bakışında yeniden başlar düş
Durma öyle düş



Yorumlar