Küratör Bunu Bilerek Yapmış Olabilir Mi?
- Pelin Alpaslan

- 14 May
- 3 dakikada okunur

Bazen hayat, en usta senaristlerin bile kurmaya cesaret edemeyeceği kadar tuhaf ve kusursuz düğümler atıyor önümüze.
Hiç planda yokken bir sokağa sapıyoruz.
Hiç hesapta yokken birine denk geliyoruz.
Ve bir bakıyoruz…
Aslında sahnesi çoktan kapanmış bir oyunun ortasında bulmuşuz kendimizi.
Bir yerlere bıraktığımız izler oluyor bazen.
Sustuğumuz yerleri dinleyen birileri de çıkabiliyor karşımıza.
Dahası, unuttuğun bir cümle, bir başkasının gizli haritasına bile dönüşebiliyor.
İnsan, "görülmeye" alışık olsa bile “aranmaya” pek alışık değil.
Sonra o düğüm, hiç ummadığımız yerlerden bağlanmaya başlıyor işte bize...
Birinin kendi gerçekliğinin etrafına en kalın, en aşılmaz duvarları örerken;
sizin labirentlerinizde kaybolmaya bu denli hayranlık uyandırıcı bir kararlılıkla gelmesi,
hayatın sunduğu en ironik sürprizlerden biri olsa gerek...
E zaten absürtlüğü de tam burada devreye giriyor.
En çok burada afallıyorsunuz.
Hatta o hayranlık uyandırıcı kararlılığın tortusuyla baş başa kalıyorsunuz.
Galiba bazı karşılaşmaların görevi gerçekten sadece insana hala şaşırabildiğini hatırlatmak. 😊
Bu, bir şehre girmekle o şehirde yaşamak arasındaki fark gibi.
Bazıları bir şehrin ruhunu çok iyi hissediyor.
Sokaklarını merak ediyor, sesini seviyor, gecesinde kayboluyor, sabahına hayran kalıyor.
Hatta bazen o şehirde, kendisinin bile bilmediği bir tarafını buluyor.
Ama hepsi bu kadar.
Belki böyle de olmalı.
Gidip, her sevdiğin şehre yerleşemezsin...
Yanlış salona asılmış bir tabloda manzaraya hayran olabilirsin,
ama her sevdiğin manzaraya da yerleşemezsin.
Olgunlaşmak bu mu hala bilmiyorum ama bakıp bu da böyle bir küratör hatası dersin...
Bu, insanın yarattığı o kusursuz yanılsamanın,
yine insanın kendi elinde patlaması olsa bile, bize kalan;
o sergiden çıkarken kapıda bıraktığımız, o buruk ama kabullenmiş gülümseme oluyor. 😊
Kendi halimde Hayata Tanıklıklarım’ı yazıyorum ya buraya;
yine tam çözüyorum sanırken yeni bir düğüm atılınca önüme
dedim ki:
bazen de cümlelerin biter, orda bir başka melodi başlar Pelocum :)
Şimdi bu sayfama ilk kez o "tutumsuz" heyecanım sayesinde dökülen satırlarımı bu kez okumak yerine dinleyebileceğiniz şarkı denememi ekliyorum...
Veeee kadehimi, hayatın yanlış salonlara astığı o güzel manzaralarına tanıklık eden herkese kaldırıyorum 🍷
🎵Tuz Buz Galerisi
[Intro: Syncopated gritty drums, reverb-drenched Fender Stratocaster, atmospheric urban blues vibe]
Çok yoktan bir hikaye bu, en absürt ne olabilir ki derken…
Afallıyor insan, sadece tesadüflere tavken...
Karşımda belirdin, bayağı belli belirsizken…
[Verse 1 - Deep smoky female baritone, steady melodic bassline]
Tesadüfen girdim aslında o dar sokağa,
Sahi neden hiç kollamadım kendimi bu defa,
Sahnesi kapanmış bir oyunun içinde,
Sözleri unuttuğum bir senaryo bu önümde,
Daha içindeyken anıya dönüşen o an, şimdi tuz buz elimde…
[Pre-Chorus - Build up, introduce heavy off-beat kick accents, groovier feel]
Hayat bazen uzun açıklamalar yapmıyor,
İnsan yine de anlıyor...
[Chorus - Emotional resonance, powerful belt vocals, hooky melodic phrasing]
Sanki yıllardır aklımdaydın da biz yeni karşılaştık,
Fakat birbirimizle değil de boşluğumuzla rastlaştık.
Yoo, kızgın değilim, sadece biraz uykusuzum,
Sanma ki kendi dünyamda kusursuzum.
Yine heyecan konusunda biraz fazla tutumsuzum…
(Ben bu heyecan konusunda hep fazla tutumsuzdum)
[Verse 2 - Return to dark atmospheric rock, biting guitar tone]
Hayranlık uyandırıcı bir tablonun yanlış salona asılması gibi tam bir küratör hatası,
Ona uzun uzun bakabilirsin, renklerinde kaybolursun,
Hatta içinde kendinden bir şeyler bile bulursun,
Ama sergi biter, ışıklar söner, tekrar göremez olursun…
[Pre-Chorus - Build up, introduce heavy off-beat kick accents, groovier feel]
Hayat bazen uzun açıklamalar yapmıyor,
İnsan yine de anlıyor...
[Chorus - Emotional resonance, powerful belt vocals, hooky melodic phrasing]
Sanki yıllardır aklımdaydın biz yeni karşılaştık,
Fakat birbirimizle değil de boşluğumuzla rastlaştık.
Yoo, kızgın değilim, sadece biraz uykusuzum,
Sanma ki kendi dünyamda kusursuzum.
Yine heyecan konusunda biraz fazla tutumsuzum…
(Ben bu heyecan konusunda hep fazla tutumsuzdum)
[Outro - Fading out, reverb-heavy whispers, final lingering guitar chord]
Duvara son bir kez bakıyorum, Aynı tablo, Aynı ben değilim…
Sergi bitti… Işıklar söndü… Çerçevelik bir an kalmıştı sadece, sonra o da geçti…



Yorumlar